Hırsız-Polis
(Görüntüleri dış ses anlatır)
O yağmurlu akşam 5 arkadaş evde oturup, hırsız polis oynamaktaydılar. Önce gizli dağıttıkları kağıtlarla kimin polis kimin hırsız olacağına karar veriyorlardı daha sonra hırsız olan diğerlerini polise çaktırmadan gözleriyle vurmaya çalışıyordu. Hırsız, Polis fark etmeden hepsini öldürmek zorundaydı.
Bu o oyunda polis olan için çok zor bir oyundu. Çünkü hırsız her zamankinden daha soğukkanlı biri olmuştu.
(çektikleri kağıtlara yakın çekim yapılır, her birinde ne yazdığı gösterilir. Kasap, manav, polis, hırsız, mühendis)
Hırsız önce gözünü manav olduğunu düşündüğü birine dikti, ikisi gözgöze gelince çekinmeden gözünü ateşledi.
( önce hırsızın gözüne , sonra ölenin gözüne kamera gider)
Manav diğer oyuncuların korku dolu gözleri arasında yere yığıldı… Hepsi derin bir ohh çekti. Tam o sırada kasap gözüyle polisi aramaya başladı. Çünkü ölümün çok yakın olduğunu hissetti. Korku ensesinden nefesini üflüyordu sanki… ve korku hiç de hoş kokulu şeylerle beslenmemişti…
Kasap kendisine doğru bakan kendinden emin, güven veren gözleri gördü. Anladı ki kendisine bakan gözler polise aitti. Gözünü ondan ayırmayıp kendini güvende hissetmek istedi ama yanılmıştı. Polis sandığı kişi , polis bakışına bürünmüş hırsızdan başka biri değildi. Bir an iki kaşının ortasında bir göz kırpması hissetti. Hissetmesiyle çocukları, en çok yapmayı sevdiği işi aklına geldi(geçmişten 3-5s görüntü gelir). Ve gözünün önündeki sahneler birden karardı.
Artık 3 kişilerdi. 3ü de birbirinden akıllı, zeki, çevik ve güçlüydü. Mühendisin daha yaşaması gereken çok yılları vardı. Henüz amaçsız biri tarafından öldürülmeyi hak etmiyordu. Evet bu onun için çok erken olurdu. Daha çocukları olacak onları parklara götürecekti. Polis ise hala hırsızı yakalayamamış olmanın verdiği stres ve koruyamadığı iki sivil halkın ölümünden dolayı utanç duyuyordu. Üzerinde çok baskı vardı. Hırsız ise son derece soğukkanlı ve nerede nasıl davranması gerektiğini bilen. Ailesine ve büyüklerine saygıda kusur etmeyen, 5 vakit namazını kılan dindar biriydi. Açıkçası o oyundaki en temiz insan görünümündeydi. Ama kuzu bakışlarının altında bir kurt gülümsemesi gizliyordu. Şimdi artık şansı çok daha azalmıştı. Artık mühendisi öldürmek için %50 şansı vardı. Önce iki muhtemel kurbanına da baktı. Göz göze geldi. Artık şu anda gözünü hızlı kırpan kazanacaktı. İki kırpış arasında saliseler bile fark etse biri canından olacaktı. O an doğru kararı vermeleri gerekti ve bir anda bir "ahh" duyuldu.. fakat o da ne ölen hırsızdı! Bu sefer kötüler kazanamamıştı ama ama onu öldüren polis değildi.. Çocukluğundan beri Red Kit'i bile izlememiş mühendis hiç değildi öyleyse kimdi???..
(Kamera yerdeki manava çevrilir. Manav, cebinden dedesinden kalma kırılmış tarağı çıkarır ve yere atar)
[kamera bir anda geri sarar, önce manavın dedesi tarağı manava hediye eder, sonra hırsızın öldüğü anda manavı gösterir. Yerden kalkıp
Hırsıza göz kırpıyordur. Hırsızın yüzündeki korku ifadesini gösterir, hırsızın gözünün önüne; hırsız kağıdını çektiği an yüzündeki hin gülümseme gelir, görüntü aynı açıdan hırsızın kırpış yemiş, acı dolu, pişman bakışında kalır]
"Kurallara bağlı kalmayın"
Özgün Salih USAL-Nisan 2008
O yağmurlu akşam 5 arkadaş evde oturup, hırsız polis oynamaktaydılar. Önce gizli dağıttıkları kağıtlarla kimin polis kimin hırsız olacağına karar veriyorlardı daha sonra hırsız olan diğerlerini polise çaktırmadan gözleriyle vurmaya çalışıyordu. Hırsız, Polis fark etmeden hepsini öldürmek zorundaydı.
Bu o oyunda polis olan için çok zor bir oyundu. Çünkü hırsız her zamankinden daha soğukkanlı biri olmuştu.
(çektikleri kağıtlara yakın çekim yapılır, her birinde ne yazdığı gösterilir. Kasap, manav, polis, hırsız, mühendis)
Hırsız önce gözünü manav olduğunu düşündüğü birine dikti, ikisi gözgöze gelince çekinmeden gözünü ateşledi.
( önce hırsızın gözüne , sonra ölenin gözüne kamera gider)
Manav diğer oyuncuların korku dolu gözleri arasında yere yığıldı… Hepsi derin bir ohh çekti. Tam o sırada kasap gözüyle polisi aramaya başladı. Çünkü ölümün çok yakın olduğunu hissetti. Korku ensesinden nefesini üflüyordu sanki… ve korku hiç de hoş kokulu şeylerle beslenmemişti…
Kasap kendisine doğru bakan kendinden emin, güven veren gözleri gördü. Anladı ki kendisine bakan gözler polise aitti. Gözünü ondan ayırmayıp kendini güvende hissetmek istedi ama yanılmıştı. Polis sandığı kişi , polis bakışına bürünmüş hırsızdan başka biri değildi. Bir an iki kaşının ortasında bir göz kırpması hissetti. Hissetmesiyle çocukları, en çok yapmayı sevdiği işi aklına geldi(geçmişten 3-5s görüntü gelir). Ve gözünün önündeki sahneler birden karardı.
Artık 3 kişilerdi. 3ü de birbirinden akıllı, zeki, çevik ve güçlüydü. Mühendisin daha yaşaması gereken çok yılları vardı. Henüz amaçsız biri tarafından öldürülmeyi hak etmiyordu. Evet bu onun için çok erken olurdu. Daha çocukları olacak onları parklara götürecekti. Polis ise hala hırsızı yakalayamamış olmanın verdiği stres ve koruyamadığı iki sivil halkın ölümünden dolayı utanç duyuyordu. Üzerinde çok baskı vardı. Hırsız ise son derece soğukkanlı ve nerede nasıl davranması gerektiğini bilen. Ailesine ve büyüklerine saygıda kusur etmeyen, 5 vakit namazını kılan dindar biriydi. Açıkçası o oyundaki en temiz insan görünümündeydi. Ama kuzu bakışlarının altında bir kurt gülümsemesi gizliyordu. Şimdi artık şansı çok daha azalmıştı. Artık mühendisi öldürmek için %50 şansı vardı. Önce iki muhtemel kurbanına da baktı. Göz göze geldi. Artık şu anda gözünü hızlı kırpan kazanacaktı. İki kırpış arasında saliseler bile fark etse biri canından olacaktı. O an doğru kararı vermeleri gerekti ve bir anda bir "ahh" duyuldu.. fakat o da ne ölen hırsızdı! Bu sefer kötüler kazanamamıştı ama ama onu öldüren polis değildi.. Çocukluğundan beri Red Kit'i bile izlememiş mühendis hiç değildi öyleyse kimdi???..
(Kamera yerdeki manava çevrilir. Manav, cebinden dedesinden kalma kırılmış tarağı çıkarır ve yere atar)
[kamera bir anda geri sarar, önce manavın dedesi tarağı manava hediye eder, sonra hırsızın öldüğü anda manavı gösterir. Yerden kalkıp
Hırsıza göz kırpıyordur. Hırsızın yüzündeki korku ifadesini gösterir, hırsızın gözünün önüne; hırsız kağıdını çektiği an yüzündeki hin gülümseme gelir, görüntü aynı açıdan hırsızın kırpış yemiş, acı dolu, pişman bakışında kalır]
"Kurallara bağlı kalmayın"
Özgün Salih USAL-Nisan 2008
Yorumlar
teşekkür ederim efendim.
alfred abi gelip çekebilecek olsa, üstüne para bile verirdim =)
Esasında ben bunu çektim fakat teknik aksaklıklar yüzünden boşuna çekmiş oldum, belki tekrar çekebilirim, belki de bir başkası çeker.
Ayrıca daha iyi senaryolarım var ;)