Aşk Hikayelerim-2

Rakı Bardağım ve Ben

Aşkım rakı bardağım, elimde gidiyorum,
gündüz gece geziyorum ovalarda,
oturuyorum soğuk bir taşa,
midemde başlıyor gurultulu bir nihavend.
Bakıyorum gökteki koyunlara,
hangisi soğuk su katacak acaba
ince belli bardağıma,
şu köpüren nehir haydari olsa gerek,
peynirim de mayalanır şimdi yerdeki bulutlarda.
Bardağım da yarenlik ettikten sonra,
Keyfim katlanır beşe ona.

Önce bardağıma sessiz sakin geliyorsun ya,
gören su sanıyor seni, baksana şuna.
Bedenim su olup bardakta buluşunca,
Kendini buluyorsun beyazlıkta.
Aşkım! rakı bardağım..
Bardağın dudağına burnumu dayayıp kokladığım,
Kokunu ciğerlerime kadar çekip, promil miktarımı,
Endorfin miktarımla yarıştırdığım
Karaciğerim için ne yorucu..
Ama ikinci dublen olmaz mı ki senin.
Sen her zaman teksin.
Kafamın içindesin,
bardakta esirimsin.
Bardak boşalınca kafamın hakimisin.
Off sağlam kafa oldum şimdi..

1.bölüm

Yorumlar

pekiovakit dedi ki…
yaşlanmış bir adam, böyle saçları ağarmış, kirli sakallı, 50 senelik hayat arkadaşını yeni toprağa vermiş, eskileri, ilk aşkını, tek aşkını yad ediyor gibi geldi.
istanbula tepeden bakan, eski, büyük bahçesi olan bir evde bahçesindeki çardakta, mütevazi çilingir sofrasında boğazı izlerken dökülmüş dilinden bunlar..
böyle hissettirdi..
yüreğine sağlık:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Ucunda

Arabalarım ve Hurdalarım

Martin